T24 Ankara Büro
T24 Ankara
Feshedilen PKK’nın lideri Abdullah Öcalan, fesih ve silah bırakma kararını yeni bir dönemin başlangıcı olarak nitelendirirken, kalıcı barış için Kürt kimliğinin, dilinin ve kültürünün güvence altına alınmasını, demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılmasını ve eşit yurttaşlığın hukuki güvenceye kavuşturulmasını istedi. Öcalan, “Hukuki güvenceler olmadan demokratik siyaset kalıcılaşmaz, barış süreci de başarıya ulaşamaz” dedi.
PKK’nın silah bırakma ve fesih kararının ardından sürecin yasal çerçevesinin uygulanmasına yönelik çalışmalar sürerken, Abdullah Öcalan’dan devletin atması gereken adımlara ilişkin mesajlar geldi. İtalya’nın Torino kentinde düzenlenen Demokratik Konfederalizm Konferansı’na gönderdiği mesajda silahlı faaliyetin sona ermesinin tek başına barış anlamına gelmediğini vurgulayan Öcalan, kalıcı çözüm için Kürtlerin kimlik ve kültürel haklarının güvence altına alınması, demokratik siyasetin önünün açılması ve eşit yurttaşlığın hukuki temellere kavuşturulması gerektiğini belirtti.
TBMM’de kabul edilen yasanın uygulanması, örgüt üyelerinin yasal düzenlemeden yararlanmak üzere Türkiye’ye dönüşü için oluşturulması gündemde olan komisyon ve Öcalan’ın bu süreçte üstleneceği rol tartışılırken gelen mesajda, silah bırakmanın ardından atılması gereken adımların çerçevesi çizildi. Öcalan, demokratik entegrasyonun tek taraflı uyum ya da mevcut düzene koşulsuz katılım olarak ele alınamayacağını belirterek, sürecin eşitlik ve hakların tanınması temelinde ilerlemesi gerektiğini ifade etti.
“Silahlı mücadelenin bitmesi tek başına barış demek değildir”
İtalya Kürdistan Enformasyon Bürosu (UIKI) ve Verso il Kurdistan Derneği’nin katkılarıyla düzenlenen konferansa İmralı’dan mesaj gönderen Öcalan, Ortadoğu’nun önemli bir dönemeçten geçtiğini belirtti. Savaşların, çatışmaların ve güvenlikçi politikaların halklara barış ve özgürlük getirmediğini kaydeden Öcalan, yeni dönemde demokratik siyasetin esas alınması ve halkların eşit koşullarda bir arada yaşamasını sağlayacak bir sistemin inşa edilmesi gerektiğini söyledi.
PKK’nın feshi ve silahları bırakma kararının yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiren Öcalan, kalıcı barışın koşullarını şöyle sıraladı:
“Açıkça söylemek gerekir ki, silahlı mücadelenin bitmesi tek başına barış demek değildir. Sürecin sonunda barışın kalıcı olabilmesi için çatışmanın nedenlerinin ortadan kaldırılması, Kürt varlığının, dilinin ve kültürünün güvence altına alınması, demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması ve eşit yurttaşlığın hukuki güvenceye kavuşturulması gerekir.”
“Demokratik entegrasyon koşulsuz katılım değildir”
Öcalan, mesajında silah bırakma sonrasındaki sürecin yalnızca örgütün feshi ve silahlı yapıların tasfiyesiyle sınırlı tutulmaması gerektiğine işaret etti. Demokratik entegrasyonun nasıl anlaşılması gerektiğine ilişkin değerlendirmesinde, farklılıkların tanınmasını ve hakların güvence altına alınmasını öne çıkardı.
Öcalan, “Demokratik entegrasyon, tek taraflı uyum ya da mevcut düzene koşulsuz katılım değildir. Tam tersine farklılıkların inkâr edilmediği, hakların tanındığı ve ortak yaşamın eşitlik temelinde kurulduğu demokratik bir dönüşüm olmalıdır” ifadelerini kullandı.
Demokratik siyasetin karşılığının demokratik cumhuriyet, demokratik toplumun güvencesinin ise hukuk olduğunu belirten Öcalan, hukuki güvencelerin bulunmadığı bir ortamda demokratik siyasetin kalıcılaşamayacağını ve barış sürecinin başarıya ulaşamayacağını kaydetti.
“Kürt sorununun çözümü Türkiye’nin demokratikleşmesinden ayrı düşünülemez”
Kürt sorununun çözümü ile Türkiye’nin demokratikleşmesi arasında doğrudan bağ kuran Öcalan, halkların eşit ve özgür biçimde bir arada yaşamasını sağlayacak bir siyasal iradenin ortaya çıkması gerektiğini ifade etti.
Öcalan, demokratik konfederalizm perspektifinin Ortadoğu açısından öneminin de farklı kimliklerin tek bir kimlik altında eritilmesine karşı eşit ve özgür ortak yaşamı esas almasından kaynaklandığını belirtti. Çözümün yeni devletçi tahakküm ilişkileri yaratmak ya da sınırları ve farklılıkları yeni çatışmaların kaynağı haline getirmek olmadığını vurgulayan Öcalan, devletlerin ve siyasal aktörlerin sorumluluk üstlenmesi, demokratik kurumların güçlendirilmesi ve toplumun kendi geleceği hakkında söz ve karar sahibi olması gerektiğini dile getirdi.
“Silahların yerini siyaset, güvensizliğin yerini hukuk almalı”
Ortadoğu’nun geleceğinin yeni savaşlarda ve tahakküm ilişkilerinde değil, demokratik toplumun inşasında olduğunu belirten Öcalan, mesajının sonunda kalıcı barış için izlenmesi gereken yolu şu sözlerle ifade etti:
“Bugün ihtiyaç duyulan şey şudur: Savaş siyasetinin yerine demokratik siyaset, inkârın yerine tanıma, zorun yerine hukuk, toplumsal parçalanmanın yerine özgür ve eşit ortak yaşam.”
Öcalan, konferansın demokratik konfederalizm perspektifi çerçevesinde demokratik çözümün somut yollarını ortaya koymasını dileyerek mesajını şu ifadelerle tamamladı:
“Silahların yerini siyaset, güvensizliğin yerini hukuk, inkârın yerini eşitlik almalıdır. Kalıcı barışın yolu budur.”
(Editör: Cengiz Anıl Bölükbaş)